Çocuklarda Korku
Korku, gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu olarak tanımlanmaktadır. Korku bazen korkutan nesne veya durumla karşı karşıya kalınan anlarda ortaya çıkabileceği gibi, olması beklenen durumlarda korkuya sebep olabilmektedir.
Korku yetişkinlere göre, çocuklarda çok daha fazla görülen bir duygudur. Çocuklar çeşitli şeylerden korkarlar: hayvanlar, canavarlar, hayaletler, öcüler, anne veya babanın gitmesi/ölmesi, karanlık, yalnız kalmak gibi. Çocukları korkutan bu durumlar kimi zaman günlük yaşantıdan kaynaklı öğrenmelerle ilişkilidir. Genellikle anne ve babanın çocuğu ile baş edemediği durumlarda, onu susturmak, sakinleştirmek amacıyla çocuğunu çeşitli nesnelerle tehdit etmesi, çocuğun bu nesnelerden korkmasına yol açmaktadır. Örneğin: yaramazlık yapan bir çocuğa: “Öcü geliyor seni yiyecek.”, “İğne geliyor bak iğne.”, “Seni dilenciye veririm.”gibi. Bu söylemler o an çocuğu sustursa da, daha sonra korkularının artmasına sebep olmaktadır.
Çocuklarda korkuların olması oldukça normal bir durumdur, gelişiminin birer parçasıdır. Belli sınırlar içerisinde var olan korkular çocuğun düzenli bir yaşam sürebilmesi için de gereklidir. Örneğin; okul döneminde çocukta var olan düşük not alma korkusu, sınıfta kalma korkusu, çocuğun düzenli çalışmasını sağlayacaktır. Fakat korkuların çok fazla olması halinde belli bir rahatsızlıktan söz edilebilir.
Çocuklar büyüdükçe, var olan korkuları çeşitlenecek, değişiklik gösterecektir. Bu dönemlerde görülen korkular çoğu zaman gelip geçicidir, dönemlere göre farklılık gösterir.
Yaşlara göre korkular:
6 aylık döneme kadar: Bebekler bu dönemde çevreden gelen ani ses ve gürültülerden korkarlar. Uyku esnasında, ya da uyanıkken duyulan bu sesler irkilmeye sebep olur, çoğu zaman ağlayarak tepki verirler.
6.ay – 1,5 yaş: Bu yaşlarda çocuklarda tanıma algısı geliştiğinden, tanıdıkları kişilerden tanımadıklarını ayırmaya başlarlar. Özellikle annesini tanıyan bebek, anne dışındaki kişilerden korkmaya başlar. Yabancı nesneler, yerler de bebeğe korku verir.
1-2 yaş korkuları: Bu yaşlarda görülen korkular,hayvanlar, yüksek ses, büyük ve ürkütücü nesneler ve yalnız uyumaktır. Bu dönemde görülen bir diğer korku ise anne-babadan ayrılmadır.
3-5 yaş korkuları: Karanlıktan, hayvanlardan, canavardan ve ölümden korkarlar. Anne ve babasından öğrendiği gibi, öcüler, dilenciler de çocukları korkutan diğer öğelerdir.
6-8 yaş korkuları: Yabancılardan, evde yalnız kalmaktan, geceleri gök gürültüsü ve fırtınalardan, okulda başarısızlıktan, ölümden, anne babayı kaybetmekten korkarlar.
Çocukların Korkularına Karşı Nasıl Davranılmalı?
Çocuklarda Gece Şiddeti
Gece şiddeti, derin uyku sırasında oluşan kısa süreli (yaklaşık 10-20 dakika) uyanma ataklarıdır. Uyanmalara, tekme atma, yuvarlanma, şiddet ve konuşma da eşlik edebilir. Çocuklar bu esnada sakinleştirmeye ve dokunmalara cevap vermez. 2-6 yaş arasında sıkça görülen gece şiddeti, gece korkusu olarak da bilinmektedir. Genellikle uykuya daldıktan ilk iki saat içinde ortaya çıkar. Çocuklar sabah uyandıklarında gece yaptıklarını ve yaşadıklarını hatırlamazlar. Her gece ortaya çıkmamakla birlikte, başladıktan 3-4 ay sonra azalarak kaybolur.
Tedavisi: Psikoterapi tedavisi gece korkularının geçmesinde faydalı olmaktadır. Çocukların düzenli uyku uyumaları, stresten uzak durmaları da iyileşmeye yardımcı olacak etkenler arasındadır.
Oyun Terapisi ve Çocuklarda Korkunun Yenilmesi
Oyun terapisi, kelimeler yerine oyuncakları koyarak/kullanarak çocuklara kendilerini ifade etmelerine yardımcı olur. Oyun terapisi çocukların uyumlu ve mutlu bir şekilde yaşamalarını hedefleyen gelişimsel bir terapi şeklidir.
Çocuğun Oyun Terapisinden Yararlanabileceği Durumlar:
Çocukların oyun ve oyuncakları kullanarak kendilerini ifade etmelerini sağlayan oyun terapisi, oyun ve oyuncakları kullanarak çocuklarla iletişim kurmaya yardımcı olur.
Oyun Terapisi:
Oyun terapisinde uzmanlar, 3-11 yaş arası çocuklarla çalışırlar. Oyun odasında var olan oyuncaklarla, oyun kuran çocuk yaşadığı korkuları, oyuncaklar aracılığı ile dile getirir.
Kum Terapisi:
Bir tepsi ya da küçük tekne içindeki kumların üzerinde küçük nesnelerin manipülasyonu ile yetişkin ve çocukların kendilerini ifade edebilmesi için kullanılan bir metottur. Kum havuzu içindeki oyuncak bebek, hayvan ve diğer nesneleri kullanarak bir hikaye oluşturması istenir.Aileden birini kaybetmiş, tacize uğramış, ya da travma yaşamış çocukların kendilerini ifade etmesinde oldukça işe yarayan bir terapi tekniğidir.