Çocuklarda Ölüm Kavramı ve Yas Süreci
Çocuklar ailesinden birinin ya da evcil hayvanlarının ölümünden etkilenirler fakat bu durumu yetişkinlerden farklı olarak algılarlar. Yaşça daha küçük olan çocuklar ölüm kavramını anlamakta zorlanabilirler. Küçük çocuklar aileden birinin ölümünde sanki hiç ölmemiş gibi davranabilir ve bu durumdan hiç etkilenmemiş gibi görünebilirler. Duygularını sözlü olarak dile getirmeseler de, ölümü oyunlarına ve davranışlarına yansıtırlar.
Çocuklar okul öncesi dönemde, izledikleri çizgi filmlerin de etkisiyle ölümü geçici zannederler. Onlara göre, ölen kişi bir süre sonra yeniden gelecektir. Çünkü çizgi filmlerde hep böyle olmaktadır.
Çocuklar Sevdikleri Birini Kaybettiklerinde Nasıl Tepki Verirler?
Ölümlerin ardından yas süreci yetişkinlerde olduğu gibi, çocuklarda da beş aşamadır: Şok, korku, öfke, suçluluk ve keder. Bu aşamalar her yaşta görülüyor olsa da, kişiden kişiye göre aşamalarda görülen davranışlar değişiklik gösterir.
Aileden birini, bir yakınını, ya da evcil bir hayvanını kaybeden çocuk, beklenmedik bu durum karşısında bir şok yaşar ve genellikle sanki böyle bir şey hiç yaşanmamış gibi davranabilir. Aile bireyleri yaşadıkları bu kayıp karşısında kendileri de şokta oldukları için, çocuğa ihtiyaç duyduğu ilgi gösterilemeyebilir. Aile bireylerinin ölüm karşısındaki aşırı tepkileri, üzüntülerini çocuğun yanında çok fazla belli etmeleri ve davranışları şok sürecini daha farklı da etkileyebilir, çocuğu ürkütebilir.
Yaşanan ani kaybın ardından çocuklar, sevdikleri diğer insanları da kaybedecekleri korkusuna kapılabilir. Bu düşüncelerle birlikte yakınlarına daha çok yaklaşma görülür ve kendisine ilgi gösteren insanlara sık sık “Sen de gidecek misin?”, “Beni seviyor musun?” gibi sorular sorabilirler.
Çocukların ölümlerden etkilenişi, ölen kişiye olan yakınlığına da bağlıdır. Çocuğun hayatında çok büyük yeri ve önemi olan kişiyi kaybetmek, çocukta var olan güven duygusununsarsılmasına sebep olur. Çünkü çok sevdiği kişi, onu bırakıp gitmiştir. Uzun süre dönmesini beklediği halde, gelmeyişi çocuğu öfkelendirir, kızdırır ve saldırganlaştırır. Bu süreç normal bir süreçtir, oyunlarına, rüyalarına da yansıyabilir. Bu dönemde çocuğun bakımını üstlenen kişi veya kişiler tarafından yapılacak en iyi şey, onun kendisini güvende hissetmesini sağlamak olacaktır. Özellikle anne-baba kaybında çocuklar bir önceki yaşlarına geri dönüş gösterebilirler. Parmak emme, alt ıslatma, bebek gibi davranma, sürekli ilgi bekleme gibi durumlar görülebilir, bunlar oldukça normal tepkiler olmakla birlikte, geçicidir. Yaklaşık 6 ay içerisinde ise çocuğun günlük yaşantısına dönmesi beklenir.
Kimi zaman çocuklar, sevdikleri kişinin ölümüne kendilerinin sebep olduğuna inanırlar. Çünkü sevdiği kişi onu çok kızdırdığı bir gün, çocuk onun ölmesini istemiştir. Böyle düşündüğü için de sevdiği kişinin ölümüne sebep olduğuna inanır. Bu suçluluk duygusu ise kendisinde baş ağrısı, mide ağrısına sebep olabilir.
Çocuklara Sevdikleri Birinin Öldüğü Nasıl Söylenmeli?
Bir kişi öldüğü zaman geride kalan kişiler için en zor durumlardan bir tanesi bu durumun çocuklara nasıl söyleneceğidir. Yaşanan bu kaybın ardından yetişkinler de üzüntülü iken, çocuğa nasıl söyleneceği ise durumu daha da zorlaştırmaktadır.
Birinin ölümüne inanmanın, onun yokluğuna alışmanın ve bunu kabullenmenin yetişkinlere bile çok zor gelişi, çocukların bu durumu hiç kaldıramayacağı düşüncesini oluşturur. Bu yüzden ölümün ardından çocuk evden uzaklaştırılır, cenazeye katılmaması gerektiği düşünülür. Bu durum ise çocuğun, ilgiye, şefkate en çok ihtiyaç duyduğu anda yalnız kalmasına neden olur. Sorularına cevap bulamaz, endişelenir ve şaşkınlık yaşar.
Çocukların cenaze törenlerine katılıp katılmaması gerektiği genellikle zihinde bir soru işareti bırakır. Aslında ölen kişi ile vedalaşma ve onun ölümünün kabullenilmesi için çocukların cenaze törenlerine katılması bazı ülkelerde oldukça normaldir. Fakat ülkemizdeki cenazelerde ölen kişilerin yakınlarının verdikleri aşırı tepkiler, ağlamalar, çığlıklar, çocuğa karşı “Ah yavrum yetim kaldı şimdi…” gibi söylemler çocuğu daha çok ürkütebilir ve yaşadığı durumu kabullenmesini daha çok zorlaştırabilir.
Çocuklar ölümle ilgili sık sık sorular sorabilirler. Bu sorular “Annem/babam ne zaman gelecek?”, “Neden öldü?”, “Ölüm ne demek?” gibi ölümü sorgulayıcı olabilir.
Çocuk eğer 5 yaşından küçükse…
Çocuklar bu yaşlarda soyut düşünemeyeceklerinden dolayı, onlara ölüm kavramı somutlaştırarak anlatılabilir. Sorularına, “Annen/baban uzun bir yolculuğa çıktı ve bu yolculuk biraz daha farklı bir yolculuk. Bu yüzden sana veda edemedi ama o bizi sevmeye devam edecek.” gibi cevaplar verilebilir.
Daha büyük yaşlarda ise…
Bir kişinin ölümünü, diğer canlıların ölümüne (bir çiçek, evcil bir hayvan gibi.) benzetilerek anlatılabilir.
Çok sevdikleri evcil hayvanları öldüğünde ise çocuklar yine bir yas dönemine girebilirler. Bu durumda evcil hayvanına bir cenaze töreni düzenleyip, ona veda etmesi sağlanabilir.
Ölüm haberi çocuklara güvendikleri, sevdikleri bir yetişkin tarafından uygun bir ortamda verilmelidir.
Sevilen Birinin Kaybının Ardından Çocuğa Nasıl Destek Verilmeli?
Eğer çocuk altı ay geçmesine rağmen…
Bir uzman desteği almasını sağlayın.