Atılganlık Nedir?
Atılganlık, bireyin duygu, düşünce, inanç ve arzularını karşısındaki bireylerin hakkını çiğnemeden ifade edebilmesidir. Birey düşüncelerini, isteklerini karşısındakine olduğu gibi ifade eder. Saldırganlık ise, bireyin kendi düşünce ve davranışlarını dıştaki direnmelere karşı, zorla karşısındakine benimsetme çabasıdır. Saldırgan davranış, genelde cezalandırıcı, düşmancıl, suçlayıcı ve aşırı talepkardır. Atılganlıkta bir düşünceyi karşı tarafa zorla diretme yoktur.
Atılganlık, ilişkilerde eşitliği sağlamaya yarayan bir araç olarak kabul edilebilir. İnsan ilişkilerinde eşitliği gözetmek, ilgili insanları zayıf olan tarafı kişisel güçle donatarak güç dengesini sağlamak ve herkesin kazanmasını mümkün kılmaktır. Bireyin kendi arzusu doğrultusunda hareket etmesi, ilişkilerinde, işinde, yaşam biçiminde karar verebilmesi, kendi düşüncesine güvenmesi, hedefler belirleyerek onlara ulaşmayı arzulaması ve sosyal etkinliklere katılması anlamına gelir. Bireyin kaygı duymaksızın kendisini savunmasını, hayır diyebilmesini ve bir fikri savunabilmesini de kapsamaktadır.
Atılganlıkta bireyin kendi haklarına sahip çıkması da vardır. Bunun için her birey önce kendi haklarının farkında olmalı, başkalarının haklarına ise saygı göstermeyi bilmelidir.
Atılganlık Biçimleri :
Temel Atılganlık
Atılganlığın bu biçimi, duygu, düşünce ve arzuların "Ben ....... istiyorum." ya da "Ben ........ hissediyorum." gibi cümleler kurarak basit ve net bir şekilde ifade edilmesidir.
Empatik Atılganlık (Kendini bir başkasının yerine koyabilme, dünyaya onun gözüyle bakabilme)
Atılganlığın bu biçimi, etkileşimde olunan bireye karşı duyarlı olmaktır.
Genellikle iki aşaması vardır:
1. Bireyin karşısındaki kişinin içinde bulunduğu durumu ve duygularını anlaması;
2. Bireyin kendi hakkını da kollayacak bir biçimde, bu anlayışını dile getirmesidir.
Örneğin: "Gerçekten çok yoğun olduğunu biliyorum. Ama ilişkimizin senin için de önemli olduğunu hissetmek istiyorum. Bu nedenle, senden bana, yalnızca ikimizin beraber olabileceği bir zamanı ayırmanı istiyorum."
Daha Önceki Atılgan Davranışları Basamak Olarak Kullanma
Bireyin karşısındaki kişinin, bireyin kendi temel atılganlık davranışlarına tepki vermediği ve haklarını çiğnemeye devam ettiği zaman uygulanır. Atılgan davranışın dozu artırılır ve hatta biraz resmileşmek gerekir. Duygu, düşünce ve istekler birkaç kez, basit ve net bir biçimde dile getirdikten sonra, son söz söylenir.
Örneğin: "Eğer elbisemi yarın saat 19:00'a kadar dikmezseniz, kendime daha iyi bir terzi arayacağım." gibi.
Ben-Dili'ni Kullanarak Atılgan Davranma
Bireyin söze 'ben' diye başlayarak duygularını, düşüncelerini ve isteklerinin kendisine ait olduğunu vurgulamasıdır. Kurulan cümleler genellikle dört bölümden oluşur:
1. Karşı tarafın belli bir davranışına işaret etmek.
2. O davranışın bireyin kendi üzerinizde yarattığı etkiyi, neler hissettirdiğini belirtmek.
3. O davranışı nasıl yorumladığını söylemek.
4. Nasıl bir davranışı tercih edeceğini aktarmak.
Örneğin: "...... yaptığında ....... (hissediyorum) çünkü bu davranışını (şöyle) yorumluyorum. Oysa (şu şekilde) davransan (şöyle) etkilenirdim" gibi.
Böylece, cümlenin gerçekten "ben hissediyorum", "ben istiyorum" kısmı vurgulanmış olur.
Atılgan Olmamak
İnsanın içinde yaşadığı toplumla kurduğu ilişki ve iletişim türü, onun çevresiyle olan uyumunu etkilemektedir. Çevresiyle iletişim kurarken, kendi duygu ve düşüncelerini diğerlerine atılgan davranış kapsamında iletebilen birey, yaşadığı çatışmaları ve iletişim sorunlarını en aza indirgeyerek daha az uyum sorunu yaşayacak ve bu da onun ruhsal sorun yaşama düzeyini doğrudan etkileyecektir.
Atılgan olmamak, kendi haklarını koruyamamak, kendini yeterince ifade edememektir. Konuşma esnasında duygu ve düşüncelerini istediği gibi dile getirememek, dolaylı bir yoldan ifade etmeye çalışma halidir. Bir bireyin atılgan olamamasına sebep verecek bir çok durum olabilir. : Çocukluğunda istediklerini dile getirdiği zaman aldığı cezalar bunun en temel sebeplerinden bir tanesidir. Sakin ve uslu duran çocukların, öğretmenler tarafından da ödüllendirilmesi hali, atılgan olamamayı pekiştirmektedir.
Ergenlik dönemi, bireyler açısından bakıldığında en hassas dönem olarak kabul edilmektedir.Bu dönemde bireye kazanırılacak atılganlık becerisi onun anksiyete yaşamadan yaşıtlarıyla daha sağlıklı ilişkiler kurabilmesini sağlayacaktır. Ergenlerin ruhsal sorunlarının ve kendilerini atılgan biçimde ifade etmelerini engelleyen nedenlerin belirlenmesi, ruhsal sorun yaşama düzeyi ve atılgan davranış arasındaki ilişkinin bireysel, ailevi ve toplumsal değişkenler çerçevesinde ele alınıp incelenmesi, ergenin içinde bulunduğu gelişim dönemini sağlıklı bir şekilde tamamlayabilmesine olumlu katkıda bulunabilir.
Atılgan olamamak, genel ya da belli bir duruma özgü olabilir. Atılgan davranamamak birey için, içinde bulunduğu her durumda bir sorun olabilir. Yani, hem olumlu, hem olumsuz duygularınızı dile getirmede, hem de haklarını kollamakta güçlüğü olabilir. Ayrıca bu sorunu, her tür insanla bereberlikte de söz konusu olabilir: arkadaşlarla, ebeveynlerle, otorite figürleri ile (hocalar, idareciler, v.b.) ya da dükkandaki satıcılar gibi. Bu, "genel" bir atılganlık sorunu olarak nitelendirilir.
Atılgan Olabilmek
Atılgan davranabilmenin aşamaları vardır :
1. Bireyin kendisini ifade edebileceği sözcükleri öğrenmesi (Atılganlık biçimleri) ve öğrenilen sözcüklerin nasıl dile getirileceğini bilmesi.
2.Bireyin kendisine yardımcı olacak bir değer ve inanç sistemi geliştirmesi gerekmektedir. Bu durum bireyin kendisine hata yapma, 'hayır' diyebilme, yardım isteme hakkını tanımasını ifade eder. Kendi kendisine:
gibi cümleler söylemesi ikinci aşamanın gerçekleşmesine yardımcı olacaktır .Ayrıca 'atılganlık' ya da 'iletişim becerilerinin' ele alındığı ve profesyonel psikoterapistlerin yönettiği "grup terapileri"ne katılmak kişiye fayda sağlayacaktır.
Atılganlık kişiye neler kazandırır?